ÜNLÜ DİYETİSYENLER
EN SON EKLENEN DİYETLER
Yağsız Gıdalar İle Beslenmenin Faydaları

Yağsız Gıdalar İle Beslenmenin Faydaları

Yağ oranı yüksek gıdalar ile beslenmek sağlık açısından oldukça risklidir. Sağlığı korumak için tercih edilen gıdaları seçerken yağ oranlarına dikkat etmek gerekir. Elbette vücudun yağa da ihtiyacı vardır ve farklı çeşitlerde yağlar mevcuttur. Yağlar doymuş ve doymamış olarak iki grupta incelenebilir. Doymuş yağlar sağlığı tehlikeye sokan yağ türleridir. Doymuş yağlar genellikle hayvansal ürünlerden temin edilmektedir. Doymamış yağlardan olan omega-3 yağ asitleri vücudun ihtiyaç duyduğu ancak üretemediği yağ türleridir. Bitkisel yağlar ve omega yağları doymamış yağ grubundadır. Doymuş yağ asitleri, kolesterol seviyesini yükseltir, kalp ve damar hastalıkları riskini arttırır. Bu gibi hayati tehdit oluşturan hastalıklardan korunmak için doymuş yağlardan mümkün olduğunca kaçınmak gerekir. Doymamış yağ asitleri tekli ve çoklu olarak iki grupta değerlendirilir. Bilinçli bir şekilde tüketildiğinde sağlık için yararlı olmaktadır. Yağsız gıdalar ile beslenmenin sağlık açısından en önemli faydası kalp ve damar rahatsızlıklarına karşı koruyucu etkisidir. Çünkü fazla yağ kolesterolü arttırarak kalp ve damar hastalıklarını tetiklemektedir. Eğer yağ oranı düşük gıdalar ile beslenilirse bu tür sağlık sorunlarından korunmuş olunur. Yağ oranı yüksek gıdaların bir diğer zararı ise kilo artışına neden olmalıdır. Şişmanlık ile beraber birçok ciddi sağlık sorunu oluşabilir. Dolayısı ile ne kadar az yağlı gıdalar ile beslenme şekli uygulanırsa formu korumak o kadar kolay olur. Doymuş yağlar felç, egzama, astım gibi hastalıklara neden olabilmekte ve kanser hastalığını tetiklemektedir. Özellikle kızartma, cips, yağ oranı yüksek hamur işlerinden uzak durarak sayılan hastalıklara yakalanma olasılığı azaltılabilir. Bu tarz besinler ne kadar az tüketilirse genel sağlık durumu koruma altına alınabilir. Ayrıca çağımızın yaygın hastalığı olan ve küçük büyük herkesi etkisi altına alan obezite ile savaşmak için de yağlı gıdalardan uzak durarak yağsız bir beslenme programı tercih edilmelidir.

04-08-2014, 21:12 tarihinde eklendi.
Ramazan Ve Sonrasında Beslenme Önerileri

Ramazan Ve Sonrasında Beslenme Önerileri

Dengeli ve düzenli bir şekilde beslenme tarzı hayatın her döneminde büyük önem taşımaktadır. Dengeli beslenme özellikle ramazan ayında daha önemli bir yer tutmaktadır. Ramazan ayının sıcak ve uzun günlere denk gelmesi vücutta sıvı ve enerji kaybının artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle önemli olan kaybedilen enerji ve sıvının tekrar yerine konulmasıdır. Ramazan ayında doğal olarak günlük öğün sayısı ikiye düşmektedir. Ramazan sonrası birden öğün sayısının ve yemek yeme isteğinin artması sindirim sistemi ile alakalı bazı rahatsızlıkların açığa çıkmasına neden olmaktadır. Ramazan sonrası gelen bayramda geleneksel olarak ikramlıkların çokluğu ve bu ikramlıkların hamur işi, tatlı ve çikolata gibi ağır gıdalardan oluşması kan şekerinin hızla yükselmesine neden olabilmektedir. Dolayısı ile bu tür sorunlar ile karşılaşmamak için bayramda tüketilecek gıdalara dikkat edilmelidir. Ramazan Sonrası İçin Beslenme Önerileri Bayram süresince yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmeye özen gösterilmelidir. Vücudun ihtiyaç duyduğu besinlerden gün içinde 3 ana öğün ve 2 ara öğün olmak şartı ile vücuda alınması gerekmektedir. Vücudun ihtiyaç duyduğu ana besin kaynakları, et, süt, yumurta, baklagiller, sebze ve meyveler olarak sıralanabilir. Ramazandan sonra tüketilecek gıdaların miktarında ani artış yapılmamalıdır. Her bir öğünün arası en az 2-2,5 saat kadar ayarlanmalıdır. Bayram sabahı yağlı, kızartma tarzı bir öğün yerine hafif bir kahvaltı ile güne başlamak en doğru tercih olacaktır. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek ya da tam buğday ekmeği tokluk hissini arttıracağı için en doğru tercih olacaktır. Bayramda tatlı tüketimi hamur ya da şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar yönünde olmalıdır. Sindirim sisteminin düzene girmesi ve metabolizma hızını arttırmak için lif yönünden zengin içeriğe sahip besinler tercih edilmelidir. Şeker, kalp, tansiyon gibi sağlık sorunu olan kişiler bayram boyunca diyet programına dikkat etmelidir. Ramazan süresince oruç nedeni ile vücutta sıvı kaybı yaşanacağından dolayı, ramazan sonra sıvı kaybını dengelemek için bol sıvı tüketilmelidir. Sıvı tüketimini arttırmak için ayran, taze sıkılmış meyve suyu, komposto gibi içecekler en doğru tercih olacaktır.

17-07-2014, 22:05 tarihinde eklendi.
Ramazan’da Susuzluğu Gideren Besinler

Ramazan’da Susuzluğu Gideren Besinler

Ramazan ayında beslenme alışkanlıklarında gerçekleşen değişiklikler nedeni ile vücut dengesi bozularak ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle uzun ve sıcak günlere denk gelen Ramazan ayı nedeni ile vücut uzun süre susuz kalabiliyor. Oruç tutan kişilerin zorlanmaması ve susuzluk yaşamaması için susuzluğu giderecek ve serinletici özelliği olan gıdalar ile beslenmesi gerekir. Bu tür gıdalar sayesinde susuzluğu en aza indirmek mümkün olacaktır. Susuzluğu Gideren Besinler Nelerdir? Meyan Şerbeti: Meyan kökleri bol su ile yıkandıktan sonra temiz bir tülbende sarılır. Uygun bir tencereye 1,5-2 litre kadar su ilave edilerek meyan kökleri suya atılır. Bu şekilde 3 saat kadar bekletildikten sonra meyan kökleri tencereden alınır. Eğer dem kıvamı çok koyu olmuşsa bir miktar su eklenerek açılabilir. Bu içecek bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek ve gün boyu susuzluğu giderecektir. Şeftali Kompostosu: Şeftali bol su ile yıkandıktan sonra dilimlere ayrılır ve bir miktar su ile kaynatılarak posası çıkartılır. Ardında süzgeçten geçirilir ve buzdolabında soğumaya bırakılır. Sahurda içmek için hazır hale gelen şeftali kompostosu gün boyu susuzluğu gidererek bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayacaktır. Hurma: Hurma içeriğinde bolca potasyum, magnezyum ve demir barındırır. Özellikle spor ile uğraşan kişilerin kaybettiği enerjiyi yerine koymak için çok faydalı bir meyvedir. Ramazan’da iftarda ve sahurda bolca tüketimi önerilmektedir. Hurmanın gün boyu susuzluğu giderici bir özelliği vardır. Yoğurt, Domates Ve Yulaf Ezmesi: Bol miktarda su içeren domates susuzluğu gidermek için birebiridir. Evde mayalanmış yoğurt yine susuzluk için ideal bir besindir. Yulaf ezmesi yine doyurucu özelliğinin yanı sıra susuzluğu da giderici bir özelliğe sahiptir. Sahurda kahve ve çay gibi içecekleri mümkün olduğunca az tüketmek gerekmektedir. Bu içecekler vücuttan su atılmasını sağlayarak, kişinin daha fazla susamasına yol açar.

17-07-2014, 22:03 tarihinde eklendi.
Ramazan’da Nasıl Beslenmeliyiz?

Ramazan’da Nasıl Beslenmeliyiz?

Ramazan ayı, beslenme şeklinden, yemek çeşitliliğine, hareket değişikliğine ve daha birçok yönde değişikliğe yol açan bir dönemdir.Sağlık için bu döneme uygun alışkanlıkların geliştirilmesi gerekmektedir. Çok sıcak günlere denk gelen Ramazan ayında susuzluk, açlık, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi yaşamamak için oruç tutan kişinin beslenmesine dikkat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle de beslenme alışkanlıklarında bir takım değişikliklerin yapılması şarttır. Peki, Bu Değişiklikler Nelerdir? Kahvaltı ile ana yemek kesinlikle bir arada tüketilmemelidir. Öğün ya kahvaltıdan ya da yemek çeşitlerinden oluşturulmalıdır. Tatlı mutlaka iftardan en az 2 saat sonra tüketilmelidir. Sütlü tatlılar tercih edilmişse kullanılan süt mutlaka light süt olmalıdır. Ya da tatlı yerine evde hazırlanmış meyveli ve buzlu içecekler tercih edilebilir. Sahurda fazla yiyerek gün boyu açlığı bastırmak mümkün değildir. Önemli olan lif oranı yüksek ve az şeker içeren gıdalar ile beslenmektir. Sahur ile iftar arasında en az 2,5-3 litre kadar su içilmelidir. Beslenme düzeninin değişmesi ile bağırsaklarda tembellik oluşabilir. Bu tembelliği önlemek için kuru erik ya da kuru meyveler ile hazırlanan kompostolar az şeker ile hazırlamalıdır. Bu sayede hem tatlı isteği azalacak hem de serinlik sağlanacaktır. Mantar uzun süre tokluk sağlayan bir sebzedir. İftarda ana yemeklere eklenebilir, sahurda ise mantar omlet olarak hazırlanabilir. İftar sofrasında mutlaka 5 yemek kaşığı kadar sebze yemeği tüketilmelidir. Ramazan ayında uyku düzeninde de ciddi anlamda değişiklikle yaşanır. Bu dönemde kaliteli bir uyku için melisa, papatya ve ıhlamur gibi sakinleştirici çaylar içilebilir. İftar ile sahur arasında en az 3 öğün oluşturulmalıdır. Bunun içinde orucu çorbayla açmak ve yarım saat bir ara verdikten sonra ana yemeğe geçmek gerekir. İftar yemeği tamamlandıktan sonra en az yarım saatlik yürüyüş yararlı olur. Ilık su mideyi daha geç terk ettiği için sahurda soğuk su yerine ılık su tercih edilmelidir. Fazla tuz alımından kaçınılmalıdır. Susuzlukta yaşanacağı için fazla tuz Ramazan ayında ödem ve şişliklerin oluşmasına neden olabilir.

17-07-2014, 20:45 tarihinde eklendi.
Ramazan’da Sıvı Kaybına Dikkat

Ramazan’da Sıvı Kaybına Dikkat

Ramazan ayının sıcak günlere denk gelmesi ve sahur ile iftar arasındaki zamanın uzun olması oruç tutan kişileri oldukça zorlamaktadır. Sıcak havanın da etkisi ile vücudu açlıktan daha çok susuzluk yormaktadır. Çünkü insan vücudunun %60’ ı sudur. Ramazan ayında vücut ısının kontrol altında tutulması için normal zamandan daha çok suya ihtiyaç duyulur. Gerektiği kadar su almamak bayılma hissi, yorgunluk, mide bulantısı ve baş dönmesi gibi birçok probleme neden olur. Bütün bu problemleri önlemek amacı ile Ramazan ayında su tüketimi daha fazla olmalıdır. Ramazan ayında çoğu kişinin yaptığı en büyük yanlış sahura kalkmadan oruç tutmaktır. Sahur ve iftar arasındaki uzun saatler göz önünde bulundurulursa vücudun susuz kaldığı süre neredeyse 20-21 saat olmaktadır. Kişinin bu kadar uzun süre susuz kalması enerji düşüklüğünde, böbrek problemlerine ve baş ağrısına yol açabilir. Oruçlu kalınan sürede susamamak ve sıvı ihtiyacını gidermek için mutlaka sahura kalkılmalı, en az 5 bardak su içilmelidir. Susatan Yiyeceklerden Uzak Durulmalıdır! Ramazan ayında susuzluk ile mücadele edebilmek için iftar ve özellikle sahurda susatan yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Sahurda fazla çay ve kahve tüketimi vücuttan su atacağı için vücudu susuz bırakabilir. Ayrıca tuzlu, yağlı yiyeceklerde susuzluğu tetikleyen yiyecekler olduğu için bu tür yiyeceklerde mutlaka sınırlandırma yapılmalıdır. İftar ve sahur arasında kalori oranı hiç olmayan su tüketimi fazlaca yapılmalıdır. Suyu içmek için susamayı beklememek gerekir. Kişi susamadan da su içmelidir. Karpuz susuzluğu gideren bir yaz meyvesidir. Fazla abartıya kaçmadan karpuz tüketmek kişiyi susuzluğa karşı korur. Yine ayran, taze meyve suları ve kompostolar da vücudun sıvı ihtiyacını karşılamak için alternatif içecekler arasındadır. Ramazan Ayında Su Ne Kadar İçilmelidir? Ramazan ayının sıcak günlere denk gelmesi sıvı ihtiyacını arttırdığı için ve sıvı ihtiyacını karşılayabilmek için sahurda en az 5 bardak su içilmelidir. İftar ve sonrasında ise en az 7 bardak su içmek gerekir. Ancak su bir anda içilmemelidir. Aralıklara bölünerek içilmelidir. Çünkü fazla su iştahı kapatarak yemek yenmemesine neden olabilir.

17-07-2014, 20:42 tarihinde eklendi.
Ramazan Ayında Diyet Yapılır mı?

Ramazan Ayında Diyet Yapılır mı?

Çoğu kişi Ramazan ayında kilo verebileceğini düşünmektedir. Fakat uzun süren açlık, dengesiz ve yetersiz beslenme anemiden kalp çarpıntısına kadar birçok sağlık sorununa yol açmaktadır. Ramazan ayında kilo vermek yerine kilo kontrolü yapmak gerekmektedir. Zayıflamak için iftarda bol çeşit yemek, sahura hiç kalkmamak yapılan en büyük yanlışlardandır. Ramazan dışında uygulanan diyet listeleri düzenli bir şekilde Ramazan ayında da uygulanarak kilo kontrolü sağlanabilir. Ramazan ayı aslında zayıflamak için büyük fırsattır. Çünkü neredeyse 17-18 saat hiçbir şey yenmiyor. Geriye kalan birkaç saatte yenilen ve içilen gıdalara dikkat edildiği takdirde ciddi anlamda kilo kaybı yaşanabilir. Fakat uzun süre devam eden açlıktan sonra kişilerin yaptığı en büyük yanlış tıka basa yemek yemek oluyor. Bazı kişiler de diyet yapıyorum diye kendini tamamen açlığa mahkum ediyor. Bu ayda kilo kaybı yaşamak için mutlaka bir diyetisyene başvurulmalıdır. Aksi halde bilinçsiz bir şekilde beslenme nedeni ile kişi ciddi sağlık sorunlarına maruz kalabilir. Kişinin daha önceden uyguladığı bir diyet programı varsa, bu programı Ramazan ayına göre düzenleyerek diyetine devam edebilir. Bu sayede kilo kaybı yaşamasa bile kilo kontrolü yapabilir. Ramazanda Bunlara Dikkat! Uygulanan diyet bir diyetisyen kontrolü altında ise Ramazan ayında da diyete devam edilebilir. Diyetisyenler Ramazan ayında uygun diyet listeleri ile diyet yapılabileceğini söylemektedir. Ancak diyet yapıyorum diye asla iftar ve sahur aksatılmamalıdır. Ramazan ayında su tüketimine daha çok özen gösterilmelidir. Lif oranı yüksek gıdalar, sebzeler, meyveler, kuru yemişler kişinin kilo almasını önleyerek formda kalmasını sağlar. Ramazan ayında şerbetli hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar ya da meyveler ile tatlı isteği giderilmelidir. Sahur menüsü protein yönünden zengin gıdalardan oluşturulmalıdır.

17-07-2014, 20:40 tarihinde eklendi.
Bu Gıdalar Oruç Tutarken Açlığı Önlüyor

Bu Gıdalar Oruç Tutarken Açlığı Önlüyor

Ramazan ayında oruç tutarken sindirimi uzun süre devam eden lif yönünden zengin sebze ve meyveler ile beslenmek gerekir. Ramazan boyunca 2 öğün beslenme tipi, sağlıklı ve dengeli beslenmeye daha dikkat edilmesini gerektirmektedir. Çünkü Ramazan ayında öğün sayısı değişikliği, yemek miktarında artış ve tüketilen gıdaların çeşitliliği beslenme konusunda birçok değişikliğe neden olmaktadır. Sahur ile iftar arasındaki uzun saatler oruçlu kişilerin daha fazla acıkmasına ve susamasına neden olmaktadır. Bu nedenle sahur ve iftar sofraları normal günlere nazaran tercih edilen gıdaların yerine tok tutacak ve susuzluğu önleyecek gıdalardan oluşturulmalıdır. Ayrıca tercih edilen gıdaların sağlığı olumsuz etkilememesine özen göstermek gerekmektedir. Oruç tutarken açlığı önleyen gıdalar sindirim ve emilimi uzun süren yiyeceklerdir. Kurubaklagiller, sebze ve meyveler, kompleks karbonhidratlar, esmer pirinç, tahıl, kepekli makarna bu yiyeceklere örnek olarak verilebilir. Oruç tutarken kan şekerinin düşmemesi için, meyve suları yerine meyvenin kendisi tercih edilmelidir. Meyveler kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olarak açlık hissini önler. Aynı zamanda iftar ve sahur sofrasında bir bardak süt içmek sağlıklı beslenmek için yararlı olur. Sıvı gıdalar daha çabuk emildiği için açlık hissi daha çabuk gerçekleşmektedir. Bu nedenle iftarda mutlaka çorba ve ayran gibi gıdalara yer verilmelidir. Ayrıca bu tür gıdaların beraberinde protein oranı yüksek lifli besinler tüketilmelidir. Oruç tutarken gün boyu hiçbir şey yenmeyeceği ve dolayısı ile acıkılacağı için midede uzun süre kalabilen gıdalar tüketilmelidir. Bu gıdalar; Kurubaklagiller, Tahıllar ve salata çeşitleri olabilir. Ayrıca bu tarz gıdalar tatlı isteğinin önüne geçer. İftara çorba ile başlamak ve aralarda salata tüketmek oldukça yararlı olur. İftardan yaklaşık yarım saat sonra, etli ya da etsiz sebze yemeği ve ufak bir porsiyon makarna ya da bir parça börek tercih edilebilir. Beraberinde bir kase yoğurt ya da bir bardak süt içilebilir. İftarda kan şekerini aniden yükseltmeyecek gıdalar ile iftar sonrası tatlı krizinin önüne geçilmiş olur. Bu sayede fazla kalori alımı da gerçekleşmez.

17-07-2014, 20:38 tarihinde eklendi.
Diyet Yaparken Kilo Vermenin Durması

Diyet Yaparken Kilo Vermenin Durması

Çağımızın yaygın hastalığı obezite her geçen gün hızla yayılmaktadır. Obezite sorunu ile karşı karşıya kalan kişiler, fazla kilolarından şikayet edenler, yağlarını yakarak daha hoş bir vücuda sahip olmak isteyen kişiler diyet yaparak fazla kilolarından kurtulmak ister. Bu yönde açığa çıkmış birçok diyet listesi bulunmaktadır. Kişi kendine uygun diyet listesine yönelerek fazla kilolarından kurtulmak ister. Diyet uygulanmaya başladıktan sonra ilk günler hızlı bir şekilde kilo verilebilmektedir. Ancak belli bir süre geçtikten sonra kilo verme hızı ya yavaşlayabilmekte ya da tamamen durabilmektedir. Bu gibi durumlarda mutlaka diyetisyenlerden yardım alınmalıdır. Özellikle diyet uygularken kabızlık sorunu ile karşılaşan kişilerde kilo verme tamamen durabilir. Bu nedenle diyette kilo vermeye engel olan sorunlarda bilinçli davranmak gerekir. Ayrıca diyet yaparken yağlardan kurtulayım derken kas kaybı yaşanabilir. Bu durum karşısında da çok dikkatli olunmalıdır. Kişi yetersiz ve düzensiz beslenirse yağ yerine su ve kas kaybı yaşayabilir. Diyet yaparken kilo verme süreci durabilir ve hatta kişi tekrar kilo almaya başlayabilir. Diyet Yaparken Kilo Verme Durursa Ne Yapılmalıdır? Düzenli ve önerilen şekilde diyet yapılmasına rağmen kilo verme sürecinin durması kilo direnci olarak tanımlanmaktadır. Diyet yaparken kişiye göre vücut farklı şekillerde tepki verebilmektedir. Kişiye uygun olmayan bir diyet listesi sonucu vücut kendini koruma altına alır ve bu nedenle metabolizma hızı yavaşlar. Böylece ne kadar az yenilirse yenilsin kilo alma durur ya da kişi kilo almaya başlar. Diyetisyen gözetiminde uygulanan bir diyet listesi sayesinde bu tür sorunlar ile karşılaşma olasılığı en aza iner ve müdahale şansı daha fazla olur. Diyet Yaparken Kabızlık Sorunu Günlük yaşantıda çoğu kişinin sıkça karşılaştığı kabızlık sorunu diyet yapanlarda da sıkça karşılaşılmaktadır. Kabızlık kilo vermeyi engelleyen bir sağlık sorunudur. Ancak yeterli su tüketimi ve lif oranı yüksek gıdaların tüketimi ile sorun kolaylıkla kontrol altına alınabilir. Diyet uygularken kabızlık sorunu ile karşı karşıya kalındığında kilo verme süreci muhtemel duracaktır ve kilo kaybı beklenen süre içinde yaşanmayacaktır.

06-07-2014, 12:18 tarihinde eklendi.
Ramazanda Oruç Tutarak Kilo Verme

Ramazanda Oruç Tutarak Kilo Verme

Ramazan ayının gelmesi ile beslenme alışkanlıklarında ve düzeninde değişiklikler meydana gelir. Günlük üç ana öğünden oluşan beslenme düzeni iftar ve sahur olmak üzere iki öğüne düşer. Bu iki öğünde oldukça zengin, ağır ve çeşitli yiyeceklerden oluşur. Yaklaşık 17 saatlik bir açlıktan sonra bol çeşit bir menü ile mideye yüklenildiği zaman metabolizmada ani değişimler yaşanır. Bu denli yanlış bir beslenme sonucu genel sağlık durumunda ciddi anlamda riskler oluşabilir. Hızlı bir şekilde ağır ve aşırı beslenme tansiyon, mide rahatsızlıkları ve kan şekerinde artış gibi pek çok sorunu beraberinde getirir. Oysaki ramazan ayında sağlıklı bir şekilde beslenerek kilo vermek mümkün olmaktadır. Ramazan Ayında Oruç Tutarak Kilo Verilir mi? Ramazan ayında oruç tutarak kilo kaybı yaşamayı düşünmek doğru değildir. Ramazan ayı kilo almaya en müsait dönemlerden biridir. Şayet beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmezse oruç tutarak kilo vermek yerine kolaylıkla kilo alınabilir. Fakat Ramazan öncesi diyet uygulayan kişiler Ramazan’da da diyet uygulamayı sürdürebilir. Bu sayede kilo alımı yaşanmaz ve kilo sabit bir şekilde tutulabilir. Oruç Tutarken Kilo Vermek İsteyen Kişiler Neler Yapabilir? Ramazan ayında kilo vermek isteyen kişiler mutlaka bir diyetisyenden yardım almalıdır. Şayet genel sağlık durumunda her hangi bir sorun yoksa diyetisyen kişiye özel bir beslenme programı hazırlamalıdır. Başkasının uyguladığı bir diyet listesini uygulamak doğru değildir. Diyet listesi kişinin yaşı, kilosu ve günlük aktiviteleri göz önünde bulundurularak hazırlanmalıdır. Çünkü herkesin günlük beslenme ihtiyacı birbirinden farklıdır. Ramazan ayında karbonhidrat, protein ve daha birçok gereksinim göz önünde bulundurulmalı, az aralıklarla sık beslenerek ve günlük hareket artışı sağlanarak kilo vermek mümkün olabilir. Fakat Ramazan ayında zayıflamaktan daha çok kilonun sabit tutulması hedeflenmelidir. Oruç Tutarken Kilo Almamak İçin Neler Yapılabilir? Ramazan boyunca uygulanan beslenme alışkanlığı ile metabolizma hızı düşer, günlük hareketlerde azalma yaşanır. Bu nedenle kişi kendini kontrol altında tutmalıdır. Ramazan Ayında Nasıl Bir Beslenme Programı Uygulanmalıdır? Ramazan ayında iftar ve sahur olmak üzere iki ana öğün vardır. Ancak bu iki öğünü 4 öğün şeklinde bölmek, fazla çeşitli bir menü oluşturmamak gerekir. Örneğin iftarı açmak için sadece çorba içmek ya da kahvaltılıklardan oluşan bir menü oluşturmak doğru bir seçim olacaktır. Orucu açtıktan 2 saat sonra ana yemeğe geçiş yapılarak düzenli bir beslenme programı oluşturulabilir. İftardan Sonra Nasıl Bir Menü Hazırlanmalıdır? İftardan sonra tüketilecek ana yemeklerin çok yağlı ya da ağır olmamasına özen gösterilmelidir. Sindirimi kolay yiyeceklerden oluşan bir menü hazırlanmalıdır. Izgarada ya da haşlanarak pişmiş az yağlı et, sebze yemekleri, salata çeşitleri iftardan sonra hazırlanacak menüye örnek olabilir. Öğünlerde abartıya kaçmadan 1-2 dilim ekmek tüketiminde sakınca yoktur.

06-07-2014, 12:15 tarihinde eklendi.
Ramazan’da Sağlık İçin 10 Öneri

Ramazan’da Sağlık İçin 10 Öneri

Ramazan ayının toplumumuzda özel bir yeri vardır. Dini görevlerimizden biri olan oruç ile beraber günlük yaşamda pek çok değişimler oluşur. Ramazan ayında yaşanan en önemli değişim beslenme alışkanlığında yaşanan değişimdir. Ramazan ayında öğün sayısı ikiye düşmektedir. Ayrıca iftar ve sahur sofralarında ki çeşitlilik metabolizmayı tamamen değiştirmektedir. Oysaki Ramazan ayında sağlıklı, yeterli ve dengeli bir şekilde beslenerek sağlık koruma altına alınmalıdır. Oruç Tutanlar İçin Sağlık Önerileri Ramazan ayı boyunca mutlaka yeterli ve dengeli beslenme alışkanlık haline getirilmelidir. Öğün sayısı sahur ve iftar olarak iki ana öğün olmalı, iftardan sonra 2 saat aralıklar ile ufak ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Oruç tutan kişiler mutlaka sahur yapmalıdır. Sahur sağlık adına oldukça önemli bir öğündür. Sahur sofrasında özellikle yumurta, süt, peynir ve yoğurt gibi gıdalar yer almalıdır. Bu tür gıdalar ile açlık hisseden kişiler mercimek, nohut ve bulgur pilavı gibi yemekleri aşırı yağlı olmamak kaydı ile tüketebilir. Hamur işi, yağlı, tuzlu gıdalar asla sahurda tüketilmemelidir. Oruç açmak için salatalık, domates, zeytin, peynir ya da çorba tercih edilmelidir. Oruç açıldıktan en az 5 dakika sonra aşırı yağlı olmayan sebze, et yemeği tercih edilmelidir. Kalori değeri yüksek gıdalar yerine, esmer pirinç, bulgur, kepekli makarna ve lifli gıdalar ile beslenmeye özen gösterilmelidir. İftar ile sahur arasında en az 2,5 litre su içilmelidir. Ayrıca enerji oranını artıracak ve aynı zamanda sıvı ihtiyacını giderecek ayran, sebze suyu, evde hazırlanmış meyve suları ve komposto içmeye özen gösterilmelidir. İftardan sonra tatlı yemek için en az 2 saat beklenilmeli ve tercih edilen tatlı asla şerbetli olmamalıdır. Sütlaç, muhallebi gibi sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Özellikle iftar yemekleri aşırı hızlı yenmemelidir. İftarda tek seferde doymak yerine ufak porsiyonlar ile 1’er saat ara ile yemek yenmelidir. İftardan sonra uzanmak yerine hareket etmek sağlık için önemlidir. Bu nedenle iftardan yarım saat ya da 1 saat sonra en az yarım saatlik yürüyüş yapılmalıdır. Yürüyüş sindirim sisteminin rahatlamasını sağlayacaktır. İftar ve sahur yemeklerinin pişirme teknikleri de sağlık için oldukça önemlidir. Hazırlanan yemek için haşlama, ızgara ya da fırın yöntemi kullanılmalıdır. Özellikle kızartılmış yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni ile kabızlık sorunu ile karşılaşmak kaçınılmaz olabilir. Lif oranı yüksek gıdalar ile beslenerek kabızlık önlenebilir.

06-07-2014, 12:06 tarihinde eklendi.
Ramazan’da Doğru Beslenmenin Püf Noktaları

Ramazan’da Doğru Beslenmenin Püf Noktaları

Ramazan ayı beslenme düzeninde ciddi değişikliklerin oluşmasına yol açan bir aydır. Uzun süre devam eden açlık ve susuzluk sağlığı ciddi anlamda tehlikeye sokabilir. Ancak yeterli ve dengeli bir beslenme ile vücudu kontrol altında tutmak mümkün olur. Peki, Ramazan’da Doğru Beslenmek İçin Neler Yapılmalıdır? Sahurda protein yönünden zengin yumurta, yoğurt gibi tokluk hissi uyandıran hem de sindirimi kolay gıdalar ile beslenmek gerekir. Sahur için hazırlanacak menü enerji yönünden yüksek ve sindirimi kolay gıdalardan oluşmalıdır. Kan şekerini arttıran gıdaların yerine lif oranı yüksek gıdalar ile oluşturulan bir menü tokluk hissi yaşamak için tercih edilmelidir. Gün boyu metabolizma susuz kalacağı için iftar ile sahur arasında yeterli oranda sıvı ihtiyacı karşılanmalıdır. Vücudun sıvı ihtiyacını karşılamak için iftar ile sahur arasında en az 2,5-3 litre kadar su tüketilmelidir. Su ile beraber, meyve suyu, ayran ve komposto gibi sıvıların tüketimi de arttırılmalıdır. Hurma besleyici özelliği yüksek olan bir meyvedir. Ayrıca tatlı bir meyve olduğu için tatlı isteğini de bastırır. Bu nedenle tatlı yerine hurma iyi bir tercih olacaktır. Diyet süt, keten tohumu, mısır gevreği gibi gıdalardan oluşan bir sahur yemeğine 3-4 tane hurma ilave edilebilir. Ayrıca enerji artışı sağlamak için fındık, ceviz ve badem gibi kuruyemişlerde sahurda alternatif olabilir. İftar yemeği kontrollü bir şekilde yapılmalıdır. Orucu açmak için bir kase ılık çorba ya da bir kahvaltı tabağı yeterli olacaktır. Çorba ile orucu açmak gün boyu kaybedilen sıvı miktarını karşılamaya yardımcı olacaktır. İçilecek çorbanın çok sıcak olmaması önemli bir ayrıntıdır. Çünkü sıcak çorba mide de bazı sorunlara yol açabilir. Ilık çorba kan şekerini düzenleyecektir. Çorba içildikten sonra bir süre ara verilerek ana yemeğe daha sonra geçilmelidir. Yani iftar iki öğüne bölünmelidir. Çok ağır olmayan bir ana yemekten sonra sindirimi rahatlatacak bitki çayı içilebilir. Öğünlerde hamur işi, beyaz ekmek tüketmemeye özen gösterilmelidir. Kepekli ekmek ya da tam tahıllı ekmek iyi bir tercih olacaktır. Doymuş yağlardan da uzak durmak sağlık açısından önemli olacaktır.

06-07-2014, 12:04 tarihinde eklendi.